MT Piknik

MT’de geçirdiğim ilk yılım boyunca çok güzel günler yaşadım. Harika toplantılarımız mükemmel organizasyonlarımız oldu. Bunlardan biri de MT Piknik’ti. Pek çok kez sevdiklerimle pikniğe gittim ama MT Piknik’in bambaşka olduğunu ifade etmeliyim. Aslında sadece bir piknik sayılmaz bu. Doğa yürüyüşünden, ateş yakma derslerine, tavlada koltuk altına nasıl konur derslerinden ve “sayko” isimli psiko-sosyal (!) içerikli oyuna kadar pek çok şey içeriyor pikniğimiz.

Öncelikle doğadan bahsetmeliyim: Uzun süre karar verememiştik yer konusunda ama gittiğimiz yerin Ankara’da öyle kolayca bulunamayacak bir doğası vardı. Yanımızdan akan dere, koca koca ağaçlar, serinleten bir hava ve pikniğin olmazsa olmazı oyunlar. Koca koca insanlar oldunuz, hepiniz mühendissiniz diye geçirdim içimden önce. Sonrasını tarif edemem, çocuklar gibi şendim desem pek de yalan söylemiş olmam. Son olarak da yemekler: Kulübün emektarı İsmail ve çırağı ben birlikte yaptık mangalı. Çiğköftemiz yoğruldu. Ben o kadar lezzetli yemekler yemedim bir günde. Asıl lezzetin MT’nin arkadaş canlısı, sıcakkanlı havasından geldiğini belirtmeliyim. İnsanların gözlerindeki o mutluluk hazzını hissetmek apayrı. Sonra tavla oynadık, muhabbet ettik derken, yorucu ama eğlenceli bir günün daha sonuna geldik. Tabi bunları yaparken, yanımdaki insanların tamamının sevdiğim, güvendiğim insanlar olması önemliydi. MT sadece bir öğrenci topluluğu değil, MT bir mutluluk unsuru. Bunu herhangi bir organizasyonumuzda görebilirsiniz, ama pikniğimizde içinizde hissedersiniz.